Thursday, April 12, 2007

SOBELENDİM :)



Sevgili Nur beni 3x3 oyununa davet etmiş az daha 3 gün sınırını aşıp diskalifiye olacaktım ki son anda kurtardım durumu!...

Sorular şöyle ;

1.1. Daha önce yaşadığınız 3 şehir:

Ben aslında doğma büyüme Ankara'lıyım ama çok uzun yıllar önce de olsa yaşadığım diğer iki şehirden biri Istanbul (çocukluğumun 3,5 yıllık bir bölümü ve daha öncesi ne yazık ki hiç hatırlayamadığım 1,5 yıllık süreyle Napoli.

1.2. Tatil için gittiğiniz gördüğünüz ve önermek istediğiniz üç yer:

Ben iflah olmaz bir Bodrum tutkunuyum, nereye gidersem gideyim o ruhu taşıyan başka bir yer göremiyorum. Bodrum'u öneriyorum ama temmuz ve ağustos dışındaki aylarda hatta mümkünse nisan ve ekim aylarında şahane oluyor. Önereceğim bir başka yer Ilgaz Dağı olabilir. Geçen yaz ağustos ayında abimlerle birlikte çok güzel birkaç gün geçirdik. Mis gibi serin orman havası o yaz sıcağında insanı kendisine getiriyor hemen. Üstelik kısa yolculuklarla gezebileceğiniz yerler de var çevrede. Üçüncü olarak da Avrupa'dan bir yer önereceğim: Paris! Kaç kere gidersem gideyim yine gitmek isterim oraya, resime olan ilgimden dolayi belki de, sadece D'Orsay Müzesinde bile birkaç günümü geçirebilirim zaten! Eh bir de iflah olmaz çocuk ruhum Disneyyylaaand diye tutturup duruyor arada ;)

1.3. Yaşamak istediğim üç şehir:

Ben Ankara'dan başka bir yerde yaşamak istemedim hiç bir zaman. Beni buraya bağlayan belki de ailemin ve dostlarımın bu şehirde yaşıyor olması. Bir de tabi insanın hayatının büyük bir bölümünü geçirdiği şehirde her köşenin ayrı bir anlamı oluyor. Tatile gittiğimde bile bir haftadan fazla dayanamam ben :) Ankara dışında belki ilerleyen yaşlarda yılın yarısını Bodrum'da geçirebilirim. Yaşamak istediğim üçüncü bir şehirse yok, mecbur da kalmam inşallah :)

2.1. Şu anki mesleğiniz:

Ben H.Ü. Maliye Bölümü mezunuyum. Okulumdan mezun olduktan sonra hiç bir zaman kendi mesleğimi yapmayı düşünmedim benim için çok uzak konular bu para pul işleri. O yıllarda yapılmış bilinçsiz bir tercih işte. Sonraki yıllarda bilgisayar sektöründe eğitim/destek ve satış gruplarında çalıştım. Çocuğumu belli bir yaşa gelene kadar kendim büyütmek istediğim için ara verdiğim çalışma hayatına bu yaz sonunda tekrar atılmayı düşünüyorum. Bakalım ne sürprizler bekliyor bizi :)

2.2. Dünyaya yeniden gelseniz hangi mesleği yapmak isterdiniz?

Kesinlikle güzel sanatlar fakültesinde şansımı dener resim, grafik tasarım gibi bir bölümde eğitim görüp bu alanda çalışmayı isterdim.

2.3. Kesinlikle yapamazdım dediğiniz meslek:

Doktorluk!...

3.1. Yaşam felsefenizi oluşturan sözlerden biri:

Mutluluğu tatmanın yolu onu paylaşmaktan geçer... BYRON
Paylaşmak benim için çok önemlidir :)

3.2. Bir kitaptan alınma sevdiğiniz bir bölüm, paragraf ya da cümle:

"Sevgimizin alışkanlığa dönüşmesinden korkan hep ben oldum. O yüzden de bir kedibalığı gibi davrandım hep. Bu kedibalığı öyüküsünü Kerim Turgut'a anlatmıştı. Büyük deniz avcıları, yakaladıkları iri balıkları gemilerindeki havuzlara çektikten sonra hayvanların kendilerini ölüme bırakmalarını önlemek için havuzun içine kedibalıklarını atarlarmış. Kedibalıkları, ölümü bekleyen balıkların çevresinde dolaşır, bir o yanlarından, bir bu yanlarından, ısırarak onların devinmelerine, soluk almalarına neden olurlarmış. Böylece de varılması gereken yere varıldığında..."

En sevdiğim yazarlardan biri, Erhan Bener'in Oyuncu adlı kitabından alıntı...

3.3. Çok sevdiğiniz bir şiirin bir parçası:

Rüzgar Gülü (Atilla İlhan)

"İkimiz iki sap buğday olsak
sen benim olsan ben senin olsam
bir gece vakti aklına gelsem
uykunu tutsam bırakmasam
birbirimizin kalbini dinlesek
dünyanın kalbini dinlesek
büyük ateşler yaksalar
iki güvercin uçursalar
nerede olduğumuzu bilsek..."

Ben dee...


Bu istiridye böreklerini ve arkadaki küçük demlikle bir demlik çayı sevgili Sardunya ' ya ikram ediyorum :)


Bu dereotlu ve peynirli çörekleri margarin kaygısı duymadan yesin diye sevgili Nimet'ciğime sunuyorum ve de tabi mümkünse ebe-sobe diyorum ;)


Son olarak da bu çikolata parçacıklı misss gibi vanilyalı kurabiyelerimi sevgili Tuhfe'ye ikram etmek istiyorum :)
Vakit bulabildiğiniz ölçüde siz de oyunumuza dahil olursanız seviniriz...

Saturday, March 31, 2007

Sevimli Pastamız:DİNO


İyi ki doğdun Arca!... Ömrünün her günü birbirinden güzel geçsin ve uzun, sağlıklı, mutlu, huzurlu bir yaşamın olsun...
Seni çooook seviyoruz :)

Wednesday, March 21, 2007

Karahan Un, ekmek ve tuzlu kurabiyeler




Geçen hafta tesadüfen Bim Markete uğramıştım ve yine tesadüfen üzerinde "organik" yazısı olan Karahan markalı bu unlar dikkatimi çekti. Tabi hemen her türünden bir paket sepete atıp çıktım. Akşam ekmek yapmak için bu unlardan birini denemeye karar verdim. Ekmek piştiğinde gözlerime ve hatta damağıma inanamadım :) Nefis olmuştu. Bir un bu kadar mı farkedebilir?... Ustelik daha önce kullandığım un da yine kalitesine inandığım ve zor bulup 10 kiloluk paketler halinde aldığım bir markaydı. Tabi hemen ertesi sabah kendimi yine Bim'e attım amacım kalan bütün paketleri toplayıp eve gelmekti! Gidince hüsrana uğradım tabi çünkü bir paket bile kalmamıştı. Çalışanlara sordum haftanın ürünüydü bitti dediler. Neyse ki ineternet siteleri (http:www.karahanun.com.tr) var tesellisiyle eve döndüm ve Ankara'da nerede bulabilirim acaba bu nefis unlari diye sordum, sağolsunlar hemen cevap yazdılar. Yakında Kiler Marketlerde ve organik ürün satan (aggroland, athelas gibi) dükkanlarda bulabilirmişiz. Bir yerlerde karşınıza çıkarsa mutlaka denemenizi öneririm.

Bu unların lezzetinin sırrı sanırım tamamen doğal yöntemler kullanılarak üretilip taş değirmenlerde öğütülmesinden geliyor. En kısa sürede marketlerde de bulabilmeyi diliyoruz :)

İlgilenenler için, bana Karahan Un tarafından belirtilen adresleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

"Ankara'da ki Organik Ürünlerimizi Satan Mağazalarımız
Aggroland-Zencefil Ekolojik ve Doğal Ürünler Mesa plaza No:31 Çayyolu Ankara Tel:0 312 240 33 35
Athelas Mucizeler Dükkanı Arcadium Alışveriş merkezi 8.cadde No:192 Çayyolu Ankara Tel:0 312 240 40 23
Güneş Doğal Ürünler- Tunalı Hilmi Cad. Yetkin Çarşısı No:101/35 Tel:0 312 428 36 52
İksir Doğal Ürünler -Gürcan Ülgen AltıncıI Cadde 3/5 Bahçelievler Ankara Tel:0 533 571 80 17


http://www.naturey.com
http://www.manavim.com/
http://www.naturaturk.com/
http://www.organikdunya.com/
http://www.dogalpazar.com/ ".



Bunlar da lezzetli atıştırmalık tuzlu kurabiyeler, oldukça hafif ve özellikle çocuklar için gayet besleyici.

Malzemeler:

3 yumurta (1'inin sarısı üstüne sürülecek)
1/4 cup süt
100 gr tereyağı (oda sıcaklığında)
1/2 cup zeytinyağı
1 çorba kaşığı sirke
1 tatlı kaşığı mahlep
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı toz şeker
1 paket kabartma tozu
aldığı kadar un.

Yapılışı:

Önce yumurtaları, sütü ve yağları karıştırıp sonra da elenmiş un, kabartma tozu, mahlep, tuz ve şeker karışımını sıvı karışıma yedirerek yoğurun. Yoğurma işlemi bittikten sonra 1-2 saat kadar ağzı kapalı bir kapta, buzdolabında dinlendirin. Sonra unlanmış bir zeminde 1 cm kadar kalınlıkta açıp kalıplarla kesin ya da isterseniz elinizde şekillendirin. Üzerlerine yumurta sarısı sürerek önceden ısıtılmış fırında 175 derecede üzeri kızarıncaya kadar pişirin.

Hamur içerdiği yumurta miktarının biraz fazla olmasından dolayı açarken zorlayabiliyor. Yine de kesip pişirdikten sonra görüntüsü yukarıdaki gibi gayet şirin oluyor. Kurabiye gibi çok düzgün olmasını beklemeyin diye özellikle belirtmek istedim bunu. Afiyet olsun...

Sunday, March 04, 2007

Form Kurabiyeler

Bakmayin siz adinin form olduguna cok lezzetli bunlar :)

Malzemeler:
3 yumurta
150 ml zeytinyağı (1 çay fincanı kadar)
1/2 çay fincanı esmer şeker
1/2 çay fincanı pekmez
1 türk kahvesi fincanı süt
Kuru üzüm, kayısı parçacıkları ya da çeşitli meyve kuruları
1 tatlı kaşığı tarçın
1 çay kaşığı karbonat (ya da kabartma tozu)
Aldığı kadar tam buğday unu

Yapılışı:
Önce sıvı yağ, yumurta, süt, esmer şeker ve pekmezi karıştırın. Sonra meyve kurularını ve unla karıştırılmış karbonatı klasik kurabiye hamuru kıvamına gelene kadar un ekleyerek yoğurun. Hamuru 20 dakika kadar dinlendirdikten sonra 1 cm kalınlığında açın ve kalıpla şekiller kesin. Sonra yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizerek, önceden ısıtılmış 150-175 derece fırının orta rafında kızarana kadar pişirin. Beyaz un, beyaz şeker, katı yağ yok, gönül rahatlığıyla yiyebilirsizin ;)

Thursday, February 22, 2007

Renkli Kurabiyeler



İki sevimli hayalet bakmışlar ki hava çok güzel hadi demişler kırlara gidelim! Gitmişler, gezmişler, eğlenmişler... kelebekler, çiçekler, böcekler derken hatırlamışlar ki ilk cemre düşmüş meğer havaya :)

İşte bizim sevimli hayaletlerin tarifi:

Malzemeler:
2 yumurta
125 gr (4 türk kahvesi fincanı pudra şekeri)
125 gr tereyağ (dolaptan çıkarıp 30 dakika bekletseniz yeter)
1 türk kahvesi fincanı sıvı yağ
1 çay kaşığı saf vanilya
1 paket hamur kabartma tozu (unla birlikte eleyin)
aldığı kadar un

Yapılışı:

Önce tereyağ ve pudra şekerini krema kıvamına gelene kadar yoğurun. Sonra yumurtaları ve sıvı yağı ilave edip karıştırın. Son olarak azar azar unu eleyerek bu karışıma yedirin. Klasik kulak memesi kıvamına geldiği zaman un eklemeyi bırakın. Ben bu aşamada hamurumu 3 parçaya böldüm ve parçalardan birine turuncu diğerine yeşil gıda boyasını bıçak ucu ile çok az miktarda katarak yedirdim. İki küçük delikanlı için biraz eğlence olsun diye!

Hamurları yoğurduktan sonra içindeki tereyağın kendini bırakmaması için mutlaka en azından yarım saat kadar buzdolabında ve hava almayan bir kabın içinde dinlendirin. Daha sonra üzerine yağlı kağıt sererek 0,5 cm kadar açın ve kalıplarla kesin. Yağlı kağıt serilmiş bir tepside, önceden ısıtılmış fırınınorta rafında 150-175 derece arası ısıda altı pembeleşene kadar 20 dakika kadar pişirin. Sonra tel ızgara üzerine alarak soğutun. Soğudukça daha kıtır kıtır oluyor bu kurabiyeler, hava geçirmeyen bir kap içinde de rahatlıkla 1 hafta dayanıyorlar.
Bir süredir yukarıdaki fotoğrafta görülen mermer parçasının peşindeydim :) 50x50 cm boyutunda bu mermer üzerinde hamurla bu tip çalışmalar yapmak için çok uygun. Özellikle içeriğinde katı yağ olan kurabiye hamurları, kalıpla keserken biraz fazla uğraşıldığı için özelliğini kaybetmeye başlıyor bir süre sonra. Mermerin soğuk bir yapısı olması bu zorluğu büyük ölçüde aşmamızı sağlıyor. Kalıpla kesilmiş hamuru kaldırırken de yapışma olmadığı için yine büyük bir kolaylık sağlıyor. Kısacası bulabilirseniz siz de peşine düşebilirsiniz :)
Afiyet olsun!... Posted by Picasa

Monday, February 12, 2007

Lolipop Kurabiyeler


Bu kurabiyeler yarın resim grubumdaki arkadaşlarıma hediye gidecek :)
Kurabiyenin tarifi benim klasik vanilyalı bisküvi tarifim. Siz damak zevkinize gore kalıpla kesebileceğiniz her tarifi uygulayabilirsiniz. Lolipop kurabiye yaparken dikkat etmek gereken bir kaç şey var. Takacağınız sapların çok kalın olmaması gerekiyor aksi taktirde kurabiyeler de kalınlaşmak zorunda kalıyor. Hamuru açarken de çok ince olmaması gerekiyor çünkü çubukları yerleştirirken tam alttan ya da üstten hamuru delip çıkabiliyor.

Pişirip soğuttuktan sonra süsleme kısmı isteğinize kalmış. Royal icing türü bir süsleme yapabileceğiniz gibi şeker hamuru da kullanabilirsiniz. Ya da benim bu kurabiyelerde yaptığım gibi beyaz kuvertür çikolatayı benmari usulü eritip çok az da süt kreması ekleyerek renklendirebilir ve bununla süsleyebilirsiniz. Oldukça lezzetli ve de neşeli kurabiyeler bunlar bence deneyin pişman olmazsınız :) Posted by Picasa

Tuesday, February 06, 2007

Çocuklar için renkli porsiyon pastalar


Bu pastalari benim ANKAN (Ankarali Anneler) grubumdaki dünya tatlisi arkadasim Umut icin hazirladim. Bu gün onun doğumgünü, buradan tekrar nice yıllara nice mutlu yaşlara demek istiyorum tatlı arkadaşıma. Umut kendisi için kalp şeklinde bir pasta ufakliklar içinde bu tip bir şeyler istemişt. Çocuklar pasta üflemeyi çok severler ya o da bunu düşünerek tek bir pasta yerine en iyisi herkes kendi pastasını üflesin istedi. Bence de çok iyi bir fikir bu, kesinlikle ben de kendi doğumgünümde böyle bir yöntem deneyeceğim. Bu vesileyle pastayı kesmek için yarım saat defalarca mum yakıp üflemek zorunda kalmamış oluruz!

Pastanın tarifini isteyenler buraya...

Malzemeler:

Pandispanya için;
5 adet yumurta (oda sıcaklığında)
1 su bardağo toz şeker
1 su bardağı un (1 t.k. kabartma tozu ve vanilya eklenmiş)
2 çorba kaşığı tepeleme kakao
1/2 çay bardağı fındık yağı
1/2 çay bardağı süt

Yumurtaları ve şekeri yaklaşık 10 dakika çırptıktan sonra yağı, sütü, un karışımını ve kakaoyu da ekleyerek düşük devirde karıştırın. Daha sonra yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yayarak 150 derecede orta rafta 45-50 dakika kadar pişirin. Soğuduktan sonra kalp şeklinde ya da yuvarlak çember kalıplarla kesin. Kalınlığı çok fazla olmadığı için ben her bir parçayı tek kat olarak kullandım.

Kreması için;

Şeker hamurlu pastalarda diğer pastalardakinden daha yoğun lezzette ama kıvam olarak daha katı kremalar kullanmak çok daha iyi sonuç veriyor. Ben bu pastalar için şu kremayı kullandım;

1 kutu süt kreması
1 paket milka sütlü siyah çikolata

Krema ve çikolatayı tavada eriterek karıştırıp hemen akabinde yine karıştıtrarak soğutmaya başladım. İyice soğuduktan sonra köpüksü bir doku alana kadar da mikserle çırptım.

Pandispanyaların ilk katını biraz sütle ıslatıp arasına bu kremadan sürdüm ve bunun üzerine fıstık krokan koydum. Diğer katı da ıslatıp kremasını sürdükten sonra ilk katların üzerine yerleştirdim ve pastaların tamamını geri kalan krema ile kapladım ve sonra 3 saat beklettim.

Bunların üzerine hazır şeker hamurunu renklendirerek kullandım. Süsleme kısmı sizin yaratıcılığınıza, zevkinize kalmış bir konu belki de en zevkli kısmı bu.

Tuesday, January 09, 2007

Rulo Börek... Renk Renk!


Malzeme konusunda yaratıcılığınızı konuşturmak için biçilmiş kaftan bu börek!
Çoğunuz bilirsiniz "ispanyol böreği" diye anılan bir börek vardır hani, ıspanak, havuç, pastırma üçlüsüyle yapılan. Ben o böreğin tadını çok severim. Bir gün aklıma taklıdı acaba bu böreğe neden "ispanyol böreği" denmiş diye?... Sonra uzun yıllar İspanya'da yaşamış ve muhteşem bir aşçılığı olan bir ablamıza sordum. Kat kat olmasından ileri geliyormuş bu isim. İspanyollar bu tarz yiyecekler hazırlamayı pek severmiş meğer :) Bir gün bize "ispanyol omleti" yapmıştı da bayılmıştık. İlk anda ne olduğunu görünüşünden çıkaramadık. Börek diye düşündük ama sonuç itibariyle patatesli omlet olduğunu anladık. İncecik dilimlenmiş kat kat patatesler bu izlenimi uyandırıyor insanda. Patatesler o kadar ince ki pişmiş bir su böreği hamuru kalınlığındaydı neredeyse :)

Neyse gelelim bizim böreğimize. Resim grubumuzda her hafta birimiz 5 çayı sofrası kuruyoruz :) Bu gün benim sıramdı ve bu börek de sofrada yerini bu vesileyle almış oldu. Evinizdeki malzemlerle, damak zevkinize göre değişik versiyonlarını geliştirebilirsiniz sizler de.

Malzemeler;

4 adet yufka
1 yumurta + 1 yumurta akı
1 bardak soda
sıvı yağ (yufkaları yağlamak için)

Ayrıca harcı için,
300 gr kadar incecik doğranmış pırasa
2 orta boy ince doğranmış soğan
300 gr kadar kıyma
3 orta boy haşlanmış ve ezilmiş patates
3-4 orta boy rendelenmiş havuç

Yapılışı;

temel olarak 3 ayrı harç elde etmemiz gerekiyor. Bu malzemelerden pırasa ve soğanı karıştırarak 3'e böldüm ve 1/3 ünü kıymalı harca, 1/3 ünü patatesli harca, 1/3 ünü de havuçlu harca karıştırdım.

Az yağla kavurarak harçlarımı hazırladım. Kıymalı harcı yaparken önce pırasa+soğan karışımını biraz kavurarak karamelize ettim ve sonra kıymayı ekledim. Kıymayı harlı ateşte kavurursanız suyunu bırakmayacağı için çok daha lezzetli ve yumuşak bir harç elde edebilirsiniz. Ben biraz kimyon ve karabiber kullandım baharat olarak. Daha sonra aynı şekilde patatesli harcı yaptım. Son olarak da havuçlu olanı. Bunu yaparken havuçların yumuşak kalarak pişmesi için 30 ml kadar su ekledim.

Harçları hazırladıktan sonra, yufkalardan birini serip üzerine yumurtayı sodayla hafifçe çırparak elde ettiğim karışımdan birazını yaydım ve biraz da spreyle yağ püskürttüm. Üzerine 2. yufkayı serdim ve yine aynı işlemi tekrarladım. Bu katta olmasını istediğim harç patatesli olandı ve tüm yufkaya yaydım. Bunun üzerine 3. yufkayı serip yumurt+soda+yağ karışımını gezdirdim yine ve sonra kıymalı harcı yaydım. 4. yufkayı da bunun üzerine serpip aynı sırayla en son havuçlu harcı da serdim ve bir ucundan başlayarak rulo yaptım. Rulonun sonunun masanın ucuna yakın bir yerde olması işinizi kolaylaştırır bu ayrıntıyı unutmayın :) Kocaman bir rulom oldu zira yufklarım tabir cazise çarşaf kadardı! Bunu ortasından keserek 2'ye böldüm. Pişireceğim tepsinin içine aldım ve bir gece beklettim. Ertesi gün yumurta sarısı+20 ml kadar süt karışımını böreklerin üzerine sürüp biraz da susam serptim. 180 derecede önceden ısıtılmış fırında üzeri pembeleşene kadar pişirdim.

Durun daha bitmedi! Fırından çıkarıp biraz ılınmasını bekledim ve dilimleyerek tekrar tepsiye dizdim. Yukarıda fotoğrafta gördüğünüz şekildeki dilimlerin iç kısımlarının biraz daha kızarmasıydı amacım. İşte şimdi tamam yani servise hazır :) Afiyet olsun... Posted by Picasa

Sunday, December 31, 2006

Mutlu Yeni Bir Yıl...2007!


Yeni yıl hepinize güzel şeyler getirsin!..veee bayramınız kutlu olsun. Hepsi birarada bu yıl :) Posted by Picasa

Saturday, December 16, 2006

Doğumgünü pastası ve Zencefilli Bisküvi


Veeee Arda 1 yaşında!.. Daha dün doğmuştu sanki ama şimdi bebeklikten çıktı da şirinlikler yapmaya başladı. Geçen hafta doğum gününü kutladık güzel ve kalabalık aile grubuyla. Her şeyin tadını çıkara çıkara :) İyi ki doğdun Arda, yengen seni çooook seviyor!...

Arda'nın pastasını yapma zevkini kimselere bırakmadım tabi ki. Geçen yıl Arca'ya yaptığım pastanın neredeyse aynısı. Tek farkı süslemesi. Pastanın çevresindeki zencefil adamları çocuklar çok severek yediler. Ortadaki büyük zencefil adam aslında güzelce süslenmiş bir bisküviydi ama gidene kadar kırılmış ne yazık ki. Biz de marzipandan bir zencefil adam yaptık hemen. Durumu kurtardık da diyebiliriz buna.

Şimdi zencefilli Bisküvinin tarifi geliyor...

Malzemeler;

125 gr tereyağı
1 kahve fincanı sıvı yağ (fındık yağı iyi gidiyor)
1 yumurta
4 kahve fincanı pudra şekeri
2 tatlı kaşığı zencefil
1 tatlı kaşığı tarçın
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
Aldığı kadar un (3 su bardağı kadar)

Yapılışı;
Önce yağ, şeker ve yumurtayı karıştırın. Sonra başka bir kapta 3 su bardağı kadar unu eleyip kabartma tozu, tarçın ve zencefille karıştırın. Yağlı karışıma yavaş yavaş unlu karışımı yedirin. Un miktarını bu şekilde ayarlayın. Sonra 30 dakika kadar dolapta dinlendirin.

İki tane yağlı kağıt arasında merdaneyle 1 cm kadar kalınlıkta açın. Bu şekilde yani iki kağıt arasında açınca yüzeyi çok düzgün oluyor. Sonra da şekilli kalıplarla keserek önceden ısıtılmış 150 derece fırında hafif pembeleşene kadar pişirin. Çok dayanıklı bir bisküvi oluyor hele de hava geçirmeyen kaplarınız varsa bayatlamak bilmiyor bu bisküviler. Afiyet olsun... Posted by Picasa